Bilindiği gibi hastalık halinde hastanelere başvurulduğunda yapılan tetkiklerin başında röntgen çekimleri gelmektedir. Halk arasında film çektirmek olarak bilinen röntgen çekimi her uygulamada hastaya belli bir miktarda radyasyon göndermektedir. Röntgen cihazlarının çalışma prensibi x ışınlarına dayandığından röntgen odalarının duvarları kurşun ile kaplanır. Hamile veya hamilelik şüphesi olanların röntgen çektirmesi istenmez. Radyasyonun tüm canlı hücrelerinde ve dokularına zararı olduğu artık bilinen bir gerçektir. Bu zararlar insan bedeni, hücreleri ve dokuları üzerinde de kendisini gösterir. Bu sebeple bir insanın yıllık radyasyon maruziyet dozu belirlenmiştir ve bu dozun üzerindeki radyasyonun başta kanser gibi hastalıklar olmak üzere bir çok anomaliye sebep olacağı bilinmektedir. Birçok kişi hastanelerde kullanılan röntgen cihazlarının Türkiye Atom Enerjisi Kurumu tarafından lisanslandığını, bu lisansın belli aralıklarla yenilendiğini bilmezler. Sonuç itibari ile röntgen cihazları radyasyon üreten cihazlardır ve radyasyonun insan ve diğer canlılar üzerindeki olumsuz etkileri bilinmektedir.

e-nabizAncak hastalar hastanelere ve diğer sağlık kuruluşlarına başvurdukları zaman gereksiz olduğu halde çoğu zaman röntgen çektirmeyi kendisi istemektedir. Ayrıca buna ilaveten günümüz sağlık sisteminin kanayan yaralarından birisi olan performans uygulaması yani doktorların yaptıkları işlem ne kadar fazla olursa o oranda fazla para almaları röntgen tetkiklerinin ve istemlerinin artmasının en önemli sebepleri arasındadır. Gerekli durum ve hallerde röntgen elbette istenmeli ve çekilmelidir ancak gereksiz olarak yapılan ve sürekli tekrarlayan röntgen çekimleri hastanın gereksiz radyasyon almasına ve ileride başka sorunlara yol açmaktadır.

Tedavi geçmişinin kaydedildiği bireysel bir sağlık arşivi olan e-nabız sistemine 2016 yılından itibaren hastaların röntgen işlemleri sırasında aldıkları radyasyon miktarı da eklenecek. Böylelikle hasta e-nabız portalından yaptırdığı tetkikler sonucunda aldığı radyasyon miktarını kendisi görebilecek. Ayrıca tekrarlayan aynı tetkiklerin yapılma miktarları bu sayede sınırlanacağı gibi aynı zamanda halk arasında film çektirmek olarak bilinen röntgen tetkiği sonucunda alınan radyasyon miktarları hakkında hastalarda bir farkındalık oluşacaktır. Bu sisteme geçebilmek için yeni nesil röntgen cihazları gerekmektedir. Ayrıca bu cihazların kalibrasyonlarınında tam ve doğru olarak yapılması gerekmektedir. Bu cihazlar her işlem yada işlemler sonrasında hastanın aldığı radyasyon dozunu ölçebilen ve bunu data olarak verebilen cihazlardır. bu cihazların e-nabız sistemine entegrasyonu ile birlikte hastalar görüntüleme işlemi sırasında aldıkları radyasyon miktarını kendileri portal üzerinden takip edebileceklerdir.

Bu sistemde Bakanlıkta hangi hastanedeki cihazın ne kadar radyasyon yaydığını görebilecek ve gerekli önlemleri alabilecektir. Tüm bu dataların geriye dönük olarak incelenebilmesi ile elde edilecek bilgi havuzu bu cihazların güvenliklerinin maximuma çıkarılabilmesi için kullanılabilecektir.

Bu dataları gönderebilen cihazlara sahip hastaneler şuan sisteme geçti. Sayıları ekim 2015 itibari ile 360 ı bulan hastanelere zaman içerisinde yenilenen cihazlar ile birlikte diğer hastanelerde eklenerek bu sistem daha etkin bir şekilde kullanılabilecek.

Şuan itibari ile hastalar hastanelere başvurduklarında laboratuvar tetkiklerini ve röntgenlerini e-nabız sisteminde görebilmekteler, ancak yapılan tetkikler sonucunda alınan radyasyon dozu sistemde görünmemekte.