Türk Eczacıları Birliği başkanı Erdoğan Çolak gündem yaratacak bir konu ortaya attı ve devletin eczacılık sektörüne girerek bir oyuncu olmak istediğini vurguladı. Bu vurgularken devletin bütün olarak bu işi yapamayacağını ve eczacılardan bu işi alarak başkalarına satacağını açıkladı. Aslında bu konu başka şekillerde belli zaman aralıkları ile eczacılık camiasının gündemine rutin olarak gelen konulardan birisi, marketlerde ilaç satılması, zincir eczaneler gibi konular eczacıları ve eczacılık camiasını uzun süredir meşgul eden ve söylentilerin bir türlü bitmediği bir dolambaç. Ancak burada bahsi geçen konu eski konulardan biraz farklı gözükmekte. TEB Başkanı konuşmasında Türkiye’de pazara sunulan ilaçların aslında eski ilaçlar olduğunu, Devletin eczaneleri biz alalım, sizlere ise kazancınız kadar maaş verelim dediğini dile getirdi.

devlet-eczanelere-maasİşte TEB Başkanı Erdoğan Çolağın Açıklamaları:

Türk Eczacıları Birliği (TEB) Başkanı Erdoğan Çolak, Türkiye’de devletin eczacılık sektörüne girmek istediğini söyledi. “Peki devlet sizce böyle bir hizmeti gerçekleştirebilir mi?” diye soran Çolak, “Gerçekleştiremez, Ama ne yapar? Sizden alır, sonra birilerine satar. O yüzden uyanık olmamız lazım.” dedi. Çolak ayrıca Türkiye’deki eczanelerde vatandaşlara sunulan ilaçların aslında eski ilaçlar olduğunu vurguladı.

İlaç sanayiinin, dünya çapında 16 milyar dolarlık bir pazar oluşturduğunu belirten Çolak, “Bu alan 16 milyar TL’lik bir pazarla dünyanın yüzde 1’ine tekabül eden ilaç alanında bir pazar. Onun için Türkiye’nin önemli zenginleri, bu alana girmek istiyorlar. Türkiye’de devlet de bu alana girmek istiyor. Çünkü karşılarında güçlü bir Türk Eczacılar Birliği ve eczacı örgütleri var. Şu teklifle zaman zaman geliyorlar; ‘Eczaneleri devlet olarak biz alalım, size de eczanenin kazancı kadar maaş bağlayalım’ diye geliyorlar.” dedi.

TEB Başkanı Erdoğan Çolak, Kahramanmaraş’ta 14. Bölge Eczacılar Odası’nı ziyaret etti. Ziyarette, Eczacılar Odası başkanlığına yeni seçilen Bahtiyar Murat Aras’ı tebrik eden Çolak, odada düzenlenen toplantıda meslektaşlarıyla bir araya geldi. Eczacılara ilaç sanayiinde yaşanan yeni gelişmelerle ilgili bilgi veren Çolak, SGK açısından Türkiye’nin ilacı en ucuz alan ülke konumunda olduğunu ifade etti.

2004 yılı ilaç fiyat kararnamesiyle Avrupa’da 5 ülkenin referans alındığını aktaran Çolak, Türkiye’de giderlerin arttığı, gelirin azaldığı bir süreci eczacılar olarak hep birlikte yaşadıklarını kaydetti. Çolak, “Tabi 2004 yıl İlaç Fiyat Kararnamesi’nde eczacı karlılığı dışında ne oldu? Referans ilaç, referans ülke ve referans fiyat kavramı bizim gündemimize girdi. Avrupa’da 5 ülkeden referans alındı. O ülkelerin de ilaçlarının en ucuz olanı referans alındı. Yani bizim İspanya referans aldığımız ülkelerden birisi, Portekiz yine öyle. İtalya, İngiltere ve Yunanistan. Şimdi bu ülkelerden en ucuz olanı biz bakıyoruz ve ona göre fiyat veriyoruz. Fiyat verirken ne yapıyoruz? Orijinalde fiyatın yüzde 80’inini veriyoruz. Eşdeğerde yüzde 60’ını veriyoruz. 2005 yılındaki SGK protokolünde 4’lerle, 11’lerle başlayan kamu iskontoları bugün yüzde 50’lere kadar gelmiş vaziyette. Dolayısıyla Türkiye şu anda ilacı en ucuz alan ülke konumunda SGK açısından. 2004 yılında 50, 60, 70 lira olan ilaçlar bugün 5, 6, 7 lira civarında. Buradaki karlılık ortalama yüzde 18. Pazara baktığımızda o günden bugüne, pazar yüzde 19 büyümüş ama kutu başı yüzde 150’ye varan bir kutu artışı söz konusu. Karlılığa baktığımızda düşük bir noktadayız ve gittikçe de Türkiye’de giderlerin arttığı, gelirin azaldığı bir süreci eczacılar olarak hep birlikte yaşıyoruz.” diye konuştu.

“ECZANELERDE VATANDAŞLARA SUNDUĞUMUZ İLAÇLAR ASLINDA ESKİ İLAÇLARDIR”

2007 yılından itibaren eczanelerin kazandıklarından daha fazlasını harcar hale geldiğini anlatan Çolak, satılan ilaçların sürekli düşme eğiliminde olduğunu belirtti. Bu duruma eczanelerde vatandaşlara satılan eski ilaçların neden olduğunu savunan Çolak şöyle konuştu: “Biz ilaçta,sağlıkta tasarruf yapacağız. Şimdi tasarruf yapılınca tabi tasarruf bizim bulduğumuz bir şey değil. Tüm dünyada böyle bir trend var. Ama ülkeler genellikle tek yöntem ya da iki yöntemle tasarruf önlemleri alıyorlar. Biz, bildiğimiz ne kadar yöntem varsa yada yurtdışında yapılan ne kadar yöntem varsa hepsini ülkeye uyguladık. O yüzden hızlı bir süreç yaşadık. 2005, 2006, 2007 yine eczacıların ciddi para kazandığı yıllardır. Ama 2007’nin sonundan itibaren artık seyir tersine dönmüştür. Ve süreçte eczacılar, kazandıklarından daha fazlasını harcar hale gelmişlerdir. Neden? Çünkü, Türkiye’de enflasyon öyle bahsedildiği gibi yüzde 7 -8’ler civarında değildir, yüzde 15-20’ler civarındadır. Biliyorsunuz TÜİK yaparken bir sürü uyduruk kalemleri de işin içerisine alır. Ama bu arada bizim fiyatlar sürekli düşme eğilimi içerisinde. Onun da nedeni şudur; bizim ilaçlarımız yani eczanelerde vatandaşlara sunduğumuz ilaçlar aslında eski ilaçlardır. Yani tampon ilaçlar, işin açıkçası. Şöyle; ilacı buluyorsunuz, 20 yıldır biliyorsunuz patent süresi. 10 yılda veri koruma var. İşte buna 3, 4, 5, 6 yılda piyasaya sürdüğünüzde ortalama 15-20 yıl bu piyasada kalıyor. Sonra ne oluyor? Eş değeri çıkıyor. İlaç 100 lira, eş değeri 90 lira. Onun da eş değeri çıkıyor 80 lira. Yani onlarca eş değer çıktığında rekabet ortamı gündeme geldiğinde ilaç fiyatları kendiliğinden aşağı doğru düşüyor. Peki ilaç sanayi yeni ilaç üretiyor mu? Hayır. İlaç sanayi karlı alanlara yöneldi. Türkiye’de 36 kalem hiç üretilmiyor, 175 kalem de bulunamıyor. Yani fiyat almadığı için üretmiyor. Piyasadan da çekilmemek için iki yılda bir 5 bin, 10 bin kutu üretiliyor. İlaç sanayi nereye kaydı? İlaç sanayi kanser ilaçlarına kaydı. Dolayısıyla bizim bu alandan, bu fiyat düşüşleriyle para kazanmamız çok zor görünüyor.”

“ECZANELERİ DEVLET OLARAK BİZ ALALIM, SİZE DE ECZANENİN KAZANCI KADAR MAAŞ BAĞLAYALIM DİYE GELİYORLAR BİZE”

İlaç sanayiinin dünya çapında 16 milyar TL’lik pazar payına sahip olduğunu dile getiren Çolak, bu rakamın Türkiye’nin önemli zenginleriyle birlikte devletin de ilgisini çektiğini ifade etti. Devletin, ‘Eczaneleri devlet olarak biz alalım, size de eczanenin kazancı kadar maaş bağlayalım’ teklifiyle geldiğini anımsatan Çolak şunları kaydetti: “Tüm dünya değişiyor. Biz de değişmeliyiz. Biz değişimin aktörü ve öznesi olabilirsek, bu değişim trendi bizim lehimize değişebilir. Biz seyirci noktasına gelirsek, bu alan değişir ve biz sadece seyrederiz. Bu alanı bir süre sonra kaybederiz. Çünkü bu alan 16 milyar TL’lik bir pazarla dünyanın yüzde 1’ine tekabül eden ilaç alanında bir pazar. Bu da az değil ve 16 milyar TL. Onun için Türkiye’nin önemli zenginleri, bu alana girmek istiyorlar. Türkiye’de devlet de bu alana girmek istiyor. Çünkü karşılarında güçlü bir Türk Eczacılar Birliği ve eczacı örgütleri var. Şu teklifle zaman zaman geliyorlar; ‘Eczaneleri devlet olarak biz alalım, size de eczanenin kazancı kadar maaş bağlayalım’ diye geliyorlar bize. Özel sektör olarak Boyner’ler, Sabancı’lar, Koç’lar geliyor. Onların da teklifleri var. Onların teklifleri şu; ‘Bizde para var, sizde diploma var. Açalım bin metrekarelik alanlar, siz çalışın maaş verelim. Ama biz o alanda bir eczanenin ya da bir sağlık merkezinin yapması gereken onlarca işi yapalım’ diye teklifleri var. Devletin de teklifi buna benzer. Peki devlet sizce böyle bir hizmeti gerçekleştirebilir mi? Gerçekleştiremez, Ama ne yapar? Sizden alır, sonra birilerine satar. O yüzden bizim bu sürece karşı daha uyanık, daha birlikte olmamız lazım