Yeni doğmuş bebeğin ilk 6 ay en temel besin kaynağı mutlaka anne sütüdür.  Anne sütünün verilmemesi gereken tıbbi durumlar ve anne sütünün gelmediği durumlar dışında her anne bu kurala mümkün olduğunca uymalıdır. Anne sütü emen bir bebeğin  günlük anne sütü ihtiyacı yaklaşık 550-750 Gram arasında değişir. Sadece anne sütü ile beslenen  bir bebeğin anne sütünün bebek için yeterli olup olmadığının anlaşılması için bebeğin ardışık tartımlarında gözlenen kilo artışları önemlidir. Bu dönemdeki bir bebek aylık yaklaşık olarak 500-600 Gram civarında ağırlık artışı göstermekte ise anne sütü yeterlidir denilebilir. Özellikle 4-6. aylarla birlikte ek besinlere geçmek, bebeğin beslenmesinde önemli bir dönüm noktası ve çeşitlendirme sağlar. Tabi ki anne sütünü bırakmadan ek besinler vermek bebek için önemli olduğu kadar yararlıdır da. Ek besin verirken bebeğin kaç aylık olduğu ve bu dönemlere uygun ek besinlerle beslenmeye başlamak dikkat edilmesi gereken en önemli konudur.

Ek besin verirken göz önünde bulundurulacak noktaların başında anne sütünü kesmemek ve mümkün olduğunca bebeğin anne sütü almasına devam etmek olmalıdır. Ayrıca verilen ek besinlerin daha tam gelişme göstermemiş bebek sindirim sistemi ve fizyolojisi ile uyumlu olması gerekir. Bu nedenle ay ay, hafta hafta bebeğinize vereceğiniz ek besinleri ve mamaları çeşitlendirmek daha mantıklıdır. Ek besinleri zamana yayarak dönemine uygun şekilde bebeklerinize veriniz.

İlerleyen dönemlerde ara öğün olarak verdiğiniz doğru ek besinler ana öğün olarak ta bebeğe verilebilir. Bir bebeğin ilk 6 ay mümkün olduğunca ana öğünü anne sütüdür. Ek besinlere geçişle birlikte zaman içerisinde anne sütü bir ara öğün olarak beslenmenin bir komponenti olacaktır.

Bebeği hastalıklara karşı koruyan bağışıklık sistemi denilen immün sistemin gelişmesi için ilk 1 yıl çok önemlidir. Bu ilk bir yıl içerisinde anne sütü bağışıklık gelişiminde önemli rol oynar. Bağışıklık sistemi için içerisinde bağışıklık sistemi destekleyici mamalar kullanmakta önemlidir. Ek besine geçişle birlikte kullandığınız mamaların bağışıklık sistemi destekleyici özellikleri olmasına ve GDO içermemesine ayrıca özen göstermeniz gerekir.

Bebeğe Ek besin Verilirken Dikkat Edilecek Noktalar…

Ek besin verme ile birlikte mümkün olduğunca anne sütünü de vermeye ve anne sütünü kesmemeye özen gösterin. Çünkü anne sütü ileriki dönemlerde bir ara öğün olarak beslenmenin bir parçası olabilir.

İlk kez vermeye başladığınız ek ürünleri alerji olma riskine karşı gözlemleyin. Bebeğiniz henüz dış ortamla ve dış uyaranlarla yeni yeni karşılaşmaktadır. Vermeye başladığınız ek besinlerin bebeğinizde olası allerji yapma ihtimallerini göz önünde bulundurun

Ek besin verirken çay kaşığı veya mama kaşığı kullanın. Bebeğin en aç olduğu öğle öğününe emzirme ile başlayın, ek besini verin ve daha sonra emzirmeye devam edin. Böylelikle bebek anne sütünü yabancılamaz.

Bazı bebekler 6.-7. Aylara kadar ek besinleri almayı reddedebilirler. Bu durumlarda bebeğinizi zorlamayın ve birkaç gün sonra tekrar deneyin. Ek besin verme işlemi zorlama ile değil yavaş yavaş bebeği alıştırarak olmalıdır.

Bebeğin kaç aylıkken neler yiyebileceğine dikkat edin ve bebeğe vereceğiniz ek besinleri buna göre ayarlayın. Bebeğe ilk vereceğiniz ek besinler kaçaylık olduğuna göre değişen sıvı ve yarı katı besinlerdir. ( Örneğin yoğurt )

Bebeğe Verilebilecek Ek Besinler Nelerdir.

Bebek kavanoz mamaları, kaşık mamaları, meyve-sebze püreleri, yoğurt,  olabilir… Hatta yoğurt bebeğe ilk verilecek en sağlıklı ek besindir. Eğer mümkünse bebeğinize vereceğiniz yoğurdu günlük sütten evde kendiniz hazırlayarak veriniz. Bebeğe ek besin vermeye başlamak için (anne sütü yokluğu veya yetersizliğinde kullanılan mamalar haricinde) 4. ayın sonu beklenmelidir.

6.Ay ile Birlikte Verilebilecek Ek Besinler:  Bebek devam sütleri kaşık mamaları, Meyve püreleri, Bir bebek için ilk başlanacak ek besin yoğurttur. Bunun yanında taze sıkılmış ve yoğun olmayan meyve suları, sebze çorbası, çok az pekmez, yumurta sarısından az bir miktar olabilir.

7.Ay İle Birlikte Verilebilecek Ek Besinler:  Pirinç lapası, pirinç unu, tam yumurta sarısı, yoğurt evde sıkılan meyve suları, yoğurt,ezilerek verilen tavuk-balık-kırmızı et kıyması, sebze çorbaları…Et suyu ile yapılan çorbalar…

8.Ay İle Birlikte Verilebilecek Ek Besinler:  Et ve kıyma içeren ezilmiş ev yemekleri, tuzu alınmış peynir, pekmez, kuru fasülye, mercimek,nohut , tarhana gibi baklagiller, yoğurt, meyve püreleri,hazır mamalar…

9.Ay İle Birlikte Verilebilecek Ek Besinler: Peynir,Tam yumurta, evde yapılan yemekler ezilerek verilir, yoğurt ve un içeren çorbalar, tahıllar,et ,meyve suyu, yoğurt,

10.Aydan İtibaren Verilebilecek Besinler: Artık bu aydan sonra yukarıda sayılan besinler çeşitlendirilerek uygun miktar ve şartlarda verilebilir.

Tüm bu belirtilen besinler belli bir sıra ve döngüde bebeğinizi bıktırıp tiksinti yaratmayacak şekilde beslenme periyoduna geçilebilir. Ancak unutulmaması gereken anne sütünün de verilebildiği süre boyunca gece emzirmeleri, ara öğünler şeklinde verilmesidir.

Ek besinler azar azar verilmeli ve zamanla artırılmalıdır.

Ek besinleri birden çok besini karıştırarak vermek çocukların ek besinlerden soğumasına neden olabilir.

Bebeği istemediği besinleri yemeleri konusunda zorlamayın. Bu besinleri daha sonra tekrar deneyin.

Çocukların ek besinlere alışması için özellikle aç olduğu zamanlar ek besinleri vermeyi tercih edin.

Ek besinleri hazırlarken ve bebeğe verirken hijyen ve temizlik koşullarına dikkat edilmelidir. Daha tam olarak gelişmeyen bebek bağışıklık sistemi dışarıdan mikroorganizmalara karşı savunmasını tam olarak oluşturmamıştır.

Ek besinler mümkün olduğunca mevsim ürünlerinden ve doğal olanlardan seçilmelidir. Konserveler, dondurulmuş gıdalar, hazır besinler( puding, hazır yoğurt) kullanılmamalıdır.

Ek besinler hazırlanırken azar azar bebeğin yiyeceği kadar hazırlanmalı beklemiş yiyecekler bebeğe verilmemelidir.

Ek besinlere mümkünse tuz atmamaya veya eser miktarda ilave etmeye özen gösterin. Çünkü böbrekler tam gelişmediğinden bu durum problemlere sebep olabilir.

Bebeğe hem içireceğiniz, hem de besin hazırlarken kullanacağınız sular ambalajlı bile olsa mutlaka kaynatıp soğutulmuş olarak kullanmalı ve özellikle plastik yerine cam ambalajlarda güneşten uzak muhafaza edilmelidir. Bekleyen sular dökülmeli ve yeniden kaynamış soğumuş su kullanılmalıdır.